Kayseri Diş Hekimi
Çene Cerrahisi ve İmplantoloji Uzmanı
Dr. Emin ÜN
Kayseri Hastane Caddesi’ndeki kliniğimizde, Çene Cerrahisi ve İmplantoloji Uzmanı olarak implant diş tedavileri, zirkonyum kaplamalar ve estetik diş hekimliği hizmetleri sunuyorum.
Muayene ve tetkiklerden sonra kişiye özel planlamayla ağız ve diş sağlığına yönelik tedavi ve işlemler uyguluyorum.
Bilgi ve randevu almak için sitemizdeki formları kullanabilir veya
0 551 507 3646 numaralı telefondan ulaşabilirsiniz.

Harika Bir Gülüşe Sahip Olmak Artık Mümkün!
Gülüşünüz, kişiliğinizin en güçlü ve etkileyici ifadesidir.
Estetik diş hekimliği uygulamalarıyla, hayalinizdeki beyaz, sağlıklı ve ışıltılı gülüşe kavuşabilirsiniz. Diş beyazlatma, porselen laminalar, implantlar ve daha birçok yöntemle gülüşünüzü güzelleştiriyoruz.
Unutmayın, harika bir gülüş hayatınıza pozitif enerji ve özgüven getirir!
Diş İmplantı ile Doğal ve Kalıcı Çözümler
Eksik dişleriniz için en güvenilir ve estetik çözüm artık sizinle!
İleri teknolojiyle gerçekleştirilen diş implantları, çene kemiğine yerleştirilen titanyum vidalar sayesinde doğal dişleriniz gibi görünür ve fonksiyon görür.
Uzun ömürlü, sağlam ve estetik çözümlerle gülüşünüzü yeniden kazanabilirsiniz.
Yapacağımız kapsamlı değerlendirme sonrası, size özel en uygun implant tedavi planını titizlikle hazırlıyoruz.
Sağlıklı ve estetik bir gülüş için hemen bizimle iletişime geçin!

Sıkça Sorulan Sorular
Estetik gülüş tasarımı, kişinin yüz hatlarına, diş yapısına ve genel estetik ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlanmış, doğal ve uyumlu bir gülüş oluşturma sürecidir. Bu tasarım, hem diş estetiği hem de genel yüz estetiği açısından bireyin özgün özelliklerine hitap eder. Amaç, kişinin gülüşünü daha çekici hale getirirken, aynı zamanda doğal ve dengeli bir görünüm elde etmektir.
Estetik gülüş tasarımında dikkate alınan başlıca faktörler şunlardır:
- Diş Estetiği: Dişlerin boyutu, şekli, rengi ve hizalanması. Bu faktörler, dişlerin sağlıklı ve estetik bir şekilde görünmesini sağlamak için düzenlenir.
- Diş Etleri: Diş etlerinin şekli ve sağlığı da önemli bir rol oynar. Diş etlerinin düzgün ve simetrik olması, gülüşün estetiğini etkiler. Gerekirse diş eti düzeltme işlemleri yapılabilir.
- Yüz Hatları: Gülüş tasarımında kişinin yüz şekli, dudak yapısı ve yaşına uygun tasarım önerileri yapılır. Örneğin, alt dudak üst dudağa oranı, dişlerin görünürlüğü ve dudak çizgileri gibi faktörler göz önünde bulundurulur.
- Diş Hekimi ve Diş Teknolojileri: Estetik gülüş tasarımı, dijital araçlar ve 3D simülasyonlarla planlanabilir. Diş hekimi, bilgisayar destekli tasarım (CAD/CAM) teknolojisi kullanarak, dişlerin konumunu, şeklini ve rengini kişiye özel olarak tasarlar.
- Fonksiyon ve Sağlık: Estetik bir gülüş tasarımı sadece güzel görünmekle kalmaz, aynı zamanda çiğneme fonksiyonu gibi sağlık unsurlarını da gözetir. Dişlerin düzgün hizalanması, ağız sağlığını iyileştirir.
Estetik gülüş tasarımı çeşitli tedavi yöntemleri ile gerçekleştirilir, bunlar arasında şunlar yer alır:
- Porselen Lamina (Veneer): Dişin ön yüzeyine ince porselen kaplamalar yerleştirilerek dişlerin şekli, boyutu ve rengi düzeltilir.
- Diş Beyazlatma: Dişlerin renginin açılması için yapılan tedavi.
- Diş İmplantları: Eksik dişlerin yerine yerleştirilen yapay diş kökleri.
- Diş Telleri (Ortodonti): Dişlerin düzeltilmesi ve hizalanması için kullanılır.
- Diş Eti Estetiği: Diş etlerinin şeklinin düzeltilmesi veya simetrik hale getirilmesi.
Estetik gülüş tasarımı, kişinin kendine olan güvenini artırarak, daha estetik ve doğal bir gülüşe sahip olmasını sağlar. Bireyler, diş hekimleri ile birlikte en uygun tasarımı seçerek, kişisel tercihlerine ve estetik beklentilerine göre bir gülüş oluşturabilirler.
Porselen lamina (veya porselen veneer), dişlerin ön yüzeyine yerleştirilen ince porselen kaplamalardır. Estetik açıdan son derece doğal bir görünüm sundukları için sıklıkla tercih edilir. Ancak, porselen laminaların dayanıklılığına dair birkaç faktör etkili olabilir:
1. Dayanıklılık Süresi:
Porselen lamina, uygun bakımla genellikle 10-15 yıl arasında dayanabilir. Bu süre, kişinin ağız bakımı ve diş alışkanlıklarına göre değişebilir. Dişler düzgün bir şekilde fırçalanır, düzenli diş hekimi kontrolleri yapılır ve sert yiyeceklerden kaçınılırsa, porselen laminalar uzun yıllar sorunsuz bir şekilde kullanılabilir.
2. Ağız Bakımı ve Hijyen:
Porselen laminalar, düzgün bir ağız bakımı ve hijyen ile daha uzun süre dayanır. Dişler fırçalanmalı, diş ipi kullanılmalı ve düzenli olarak diş hekimi kontrolüne gidilmelidir. Ayrıca, aşırı sert yiyeceklerin ısırılması veya diş gıcırdatma gibi kötü alışkanlıklar, laminaların ömrünü kısaltabilir.
3. Diş Gıcırdatma (Bruksizm):
Eğer kişi dişlerini gıcırdatıyorsa (bruksizm), porselen laminalar zamanla aşındırılabilir veya çatlayabilir. Bu durumda, diş hekimi tarafından koruyucu bir gece plağı önerilebilir.
4. Sert Yiyeceklerden Kaçınma:
Aşırı sert gıdalar (örneğin, sert şekerler, kabuklu yemişler gibi) veya dişleri açmak için dişlerin kullanılması, porselen laminaların kırılmasına veya çatlamasına yol açabilir. Bu yüzden bu tür alışkanlıklardan kaçınılması önerilir.
5. Estetik ve İşlevsellik:
Porselen lamina, doğal dişlere benzer şekilde dayanıklıdır. Ancak, porselen diş minesi kadar sert değildir ve çok sert darbelerden veya çarpma olaylarından zarar görebilir. Porselenin kırılma veya çatlama riski olduğu için aşırı zorlanmamalıdır.
Sonuç:
Porselen laminalar, doğru bakım ve uygun kullanım şartları altında oldukça dayanıklıdır. 10-15 yıl arası bir ömre sahip olabilirler, ancak kişisel alışkanlıklar ve ağız sağlığı durumu bu süreyi etkileyebilir. Düzenli diş bakımı ve dikkatli kullanım ile porselen laminalar uzun süre estetik bir gülüş sunabilir.
Hollywood Smile, kişiye özel tasarlanmış, doğal ve estetik bir gülüş elde etmeyi amaçlar. Porselen laminalar, diş beyazlatma, ortodontik tedavi, diş eti düzenlemeleri ve diğer estetik diş tedavileri kullanılarak, mükemmel bir gülüş elde edilebilir. Tedavi süreci ve kullanılan yöntemler, kişinin ihtiyaçlarına ve diş hekimine bağlı olarak değişiklik gösterebilir, ancak genellikle estetik bir gülüş için çeşitli kombinasyonlar uygulanır.
Diş implant tedavisi, genellikle birkaç aşamadan oluşan bir süreçtir ve tedavi süresi, kişisel durumlara ve kullanılan tedavi yöntemlerine bağlı olarak değişir. Ancak genel olarak, diş implantı tedavisinin tamamlanması 3 ila 6 ay arasında sürebilir. Bu süreyi etkileyen başlıca faktörler şunlardır:
1. İmplant Yerleştirilmesi:
İlk aşamada, diş hekimi çene kemiğine titanyumdan yapılan implantı (diş kökü) yerleştirir. Bu işlem genellikle 30 dakika ile 1 saat arasında sürer. Eğer çene kemiği yeterli değilse, kemik grefti (kemik eklemesi) yapılması gerekebilir ve bu da tedavi süresini uzatabilir.
2. Osseointegrasyon (İmplantın Kemik ile Kaynaşması):
İmplantın çene kemiğiyle kaynaşma süreci 3 ila 6 ay sürer. Bu süre boyunca implant kemiğe entegre olur (osseointegrasyon), böylece implant sağlam ve stabil hale gelir. Süre, bireysel iyileşme hızına ve çene kemiğinin durumuna göre değişebilir.
3. Abutment Yerleştirilmesi:
İmplant kemiğe kaynadıktan sonra, üzerine abutment (bağlantı parçası) yerleştirilir. Bu aşama genellikle implant yerleştirildikten 2-3 hafta sonra yapılır. Abutment, implant üzerine takılacak protez dişi tutar.
4. Protez Dişin Yapımı:
Abutment takıldıktan sonra, diş hekimi protez dişin (kaplama veya köprü) ölçüsünü alır ve tasarlar. Bu aşama yaklaşık 1-2 hafta sürebilir. Sonrasında protez diş abutment üzerine yerleştirilir.
Toplam Süre:
Diş implant tedavisi genel olarak 3 ila 6 ay sürer. Ancak bazı durumlarda, örneğin kemik grefti yapılması ya da ek tedavi gerekliliğinde süre uzayabilir. Ayrıca birden fazla implant yapılacaksa veya özel protezler gerekiyorsa, tedavi süresi artabilir.
Hızlandırılmış İmplant Tedavisi:
Sağlıklı kemik yapısına sahip hastalarda, implant yerleştirme ve protez dişin aynı anda yapılabildiği “anında yükleme” yöntemleri uygulanabilir. Bu sayede tedavi süreci birkaç haftaya indirilebilir. Ancak bu yöntem her vakada uygun değildir.
Sonuç olarak, diş implant tedavisi süresi kişisel duruma göre değişse de, genellikle 3 ila 6 ay arasında tamamlanır. Tedavinin başarısı için sabırlı olmak ve diş hekiminizin önerilerine uymak önemlidir.
Daha fazla bilgi için Diş İmplant Tedavisi sayfamızı ziyaret edebilirsiniz.
Estetik diş hekimliği, dişlerin ve gülüşün estetik açıdan iyileştirilmesi için yapılan kapsamlı işlemleri içerir. Bu alandaki başlıca uygulamalar arasında diş beyazlatma, porselen lamina (veneer) kaplamalar, diş kaplamaları, diş implantları, ortodontik tedavi, diş eti estetiği ve kişiye özel gülüş tasarımı bulunmaktadır.
- Diş Beyazlatma: Dişlerin doğal rengini açarak daha parlak ve beyaz bir gülüş elde edilmesini sağlar.
- Porselen Lamina (Veneer): Dişlerin ön yüzeyine uygulanan ince porselen kaplamalarla estetik ve doğal bir görünüm kazandırılır.
- Diş Kaplamaları (Crowns): Hasar görmüş veya renk değiştirmiş dişlerin üzerine estetik kaplamalar yerleştirilir.
- Diş İmplantları: Eksik dişlerin yerini almak üzere çene kemiğine tutunan yapay diş kökleri ve üstüne yerleştirilen protez dişler ile fonksiyonel ve estetik çözümler sunar.
- Ortodontik Tedavi: Dişlerin hizalanması için diş teli veya şeffaf plaklar kullanılarak düzgün bir diş yapısı ve estetik gülüş sağlanır.
- Diş Eti Estetiği: Diş etlerinin şekillendirilmesi ve düzeltilmesiyle daha sağlıklı ve simetrik bir gülüş oluşturulur.
- Gülüş Tasarımı (Smile Design): Kişinin yüz hatlarına uygun, kişiye özel estetik gülüş planlaması yapılır.
Estetik diş hekimliği uygulamaları, sadece görünümü iyileştirmekle kalmaz, aynı zamanda dişlerin fonksiyonelliğini de artırarak kişinin özgüvenini ve yaşam kalitesini yükseltir.
Modern anestezi teknikleri kullanılarak gerçekleştirilen diş çekimi işlemi, hastalar için genellikle ağrısız ve konforlu bir deneyim sunar. Günümüzde diş hekimliği alanındaki gelişmeler sayesinde, lokal anestezi ve gerekirse sedasyon yöntemleri ile hasta, işlem süresince herhangi bir ağrı hissetmez.
Diş hekimi, işlem öncesinde hastanın sağlık durumu ve ihtiyaçları doğrultusunda en uygun anestezi yöntemini seçer. Lokal anestezi ile diş ve çevresindeki dokular uyuşturularak, çekim sırasında ağrı ve rahatsızlık en aza indirilir. Ayrıca, bazı durumlarda rahatlatıcı sedasyon teknikleri kullanılarak hastanın stres düzeyi düşürülür ve işlem daha rahat geçer.
Modern anestezi uygulamaları, sadece ağrının engellenmesini sağlamakla kalmaz, aynı zamanda hastanın işlem sonrası iyileşme sürecini de olumlu yönde etkiler. Diş çekimi sonrasında oluşabilecek ağrı ve şişlik gibi şikayetler, anestezi tekniklerinin etkin kullanımıyla minimum seviyeye indirilir.
Sonuç olarak, güncel anestezi yöntemleri ve deneyimli diş hekimlerinin uygulamaları sayesinde, diş çekimi işlemi çoğunlukla ağrısız ve güvenli bir şekilde tamamlanır. Hastalar, konforlu bir tedavi süreci yaşarken, ağız sağlığına kavuşmanın rahatlığını hisseder.
Diş bakımında dikkat edilmesi gereken bazı önemli noktalar, ağız ve diş sağlığının korunması için temel adımlardır. Bu basit ama etkili alışkanlıklar, diş çürüklerini, diş eti hastalıklarını ve diğer ağız problemlerini önlemeye yardımcı olur. İşte sağlıklı dişler ve güzel bir gülüş için önerilen temel bakım uygulamaları:
- Düzenli Fırçalama: Günde en az iki kez, tercihen sabah ve akşam, florürlü diş macunu kullanarak dişlerinizi yaklaşık 2 dakika boyunca fırçalayın. Doğru fırçalama tekniği, plak oluşumunu engeller ve diş minesini korur.
- Diş İpi Kullanımı: Diş fırçasının ulaşamadığı diş aralarını temizlemek için günde en az bir kez diş ipi kullanın. Bu, diş arası çürüklerinin ve diş eti problemlerinin önlenmesinde çok önemlidir.
- Ağız Gargarası: Antibakteriyel özellikli ağız gargaraları, ağız içindeki zararlı bakterileri azaltarak ağız hijyenini destekler ve kötü nefes oluşumunu engeller.
- Diş Hekimi Kontrolleri: Sağlıklı bir ağız için yılda en az iki kez düzenli olarak diş hekimi kontrolü yaptırmak çok önemlidir. Erken teşhis edilen problemler, tedavisi daha kolay ve etkili olur.
- Sağlıklı Beslenme: Şekerli ve asidik yiyeceklerden mümkün olduğunca kaçının. Bunun yerine, diş sağlığını destekleyen kalsiyum ve D vitamini açısından zengin besinler tüketin.
- Bol Su İçmek: Yeterli miktarda su içmek, ağız kuruluğunu önleyerek tükürük salgısını artırır ve dişlerin doğal temizlenmesine katkı sağlar.
- Sigara ve Alkolü Sınırlama: Sigara ve alkol kullanımı, diş eti hastalıkları ve ağız kanseri riskini artırır. Bu nedenle bu maddelerin tüketimini azaltmak, ağız sağlığını korumak açısından önemlidir.
- Diş Gıcırdatma: Özellikle stres kaynaklı diş gıcırdatma problemi yaşayanların, diş hekimlerine danışarak uygun tedavi ve koruyucu önlemleri alması gerekir.
Bu basit ve düzenli uygulamalar sayesinde diş sağlığınızı koruyabilir, ağız problemlerini önleyebilir ve uzun yıllar sağlıklı, estetik bir gülüşe sahip olabilirsiniz.
Diş beyazlatma, dişlerdeki lekeleri ve sararmayı gidermek amacıyla yapılan bir estetik işlemdir. Dişlerin rengi, genetik faktörler, yaşlanma, beslenme alışkanlıkları (örneğin kahve, çay, sigara) ve bazı ilaçlar nedeniyle zamanla değişebilir. Beyazlatma işlemi, dişlerdeki bu renk değişimlerini hafifletmeye yardımcı olur.
Diş beyazlatma yöntemleri genel olarak iki şekilde sınıflandırılır:
Ev Tipi Beyazlatma (Home Whitening): Diş hekimi tarafından reçetelenen beyazlatıcı jeller, plaklar veya diş beyazlatma setleri ile yapılan işlemdir. Bu ürünler, evde kullanım için uygundur ancak daha düşük konsantrasyonda aktif bileşen içerir. Sonuçlar birkaç hafta sürebilir.
Ofis Tipi Beyazlatma (In-office Whitening): Diş hekimi tarafından klinikte uygulanan beyazlatma işlemleridir. Genellikle daha güçlü beyazlatıcı ajanlar ve bazen lazer kullanılır. Bu yöntem, daha hızlı sonuçlar elde edilmesini sağlar ve genellikle bir seans içinde belirgin beyazlık elde edilebilir.
Beyazlatma işlemi sırasında kullanılan aktif bileşenler genellikle karbamid peroksit veya hidrojen peroksit gibi maddelerdir. Bu bileşenler, dişlerinize zarar vermeden leke ve renk değişikliklerini hedef alır.
Beyazlatma işlemi herkes için uygun olmayabilir. Özellikle dişlerinde aşırı hassasiyet, çürük veya diş etlerinde problemleri olan kişilerin beyazlatma işlemi öncesinde mutlaka diş hekimine danışmaları gerekmektedir. Ayrıca, dolgu, kron gibi estetik dolguların olduğu dişlerde beyazlatma etkili olmayabilir.
Diş beyazlatma sonrası hassasiyet olabilir, ancak bu durum genellikle geçicidir. Beyazlatma işlemi tamamlandıktan sonra, beyazlığın kalıcı olabilmesi için diş bakımına özen gösterilmesi ve renk değişimine neden olabilecek gıdalardan kaçınılması önemlidir.
Sonuç olarak, diş beyazlatma işlemi, doğru şekilde yapıldığında güvenli ve etkili bir estetik tedavi seçeneği sunar, ancak her birey için en uygun yöntem ve tedavi süresi diş hekimi tarafından belirlenmelidir.
Ağız kokusu (halitoz), sosyal yaşantıyı olumsuz etkileyen yaygın bir problemdir. Diş hekimliği açısından ağız kokusunun kaynağı genellikle ağız içinde biriken bakteriler, diş çürükleri, diş eti hastalıkları veya ağız hijyeninin yetersiz olmasından kaynaklanır. Ağız kokusunun tedavisi, nedenine göre kişiye özel bir yaklaşım gerektirir.
Ağız Kokusu Tedavisi İçin Diş Hekiminin Yapabileceği Uygulamalar:
- Diş Temizliği ve Tartar Temizliği: Ağız kokusunun en yaygın nedenlerinden biri, dişler arasındaki plak ve tartar birikintileridir. Diş hekimi, profesyonel bir temizlik yaparak ağızda biriken bakterileri temizler ve kötü kokuların önüne geçer.
- Diş Eti Hastalıkları Tedavisi: Diş eti enfeksiyonları (gingivit veya periodontitis), ağız kokusunun başka bir yaygın nedenidir. Diş eti tedavisi ile iltihaplanma giderilir ve sağlıklı diş etleri geri kazanılır.
- Diş Çürüklerinin Tedavisi: Çürük dişler, bakterilerin çoğalmasına neden olarak kötü kokuya yol açabilir. Çürük dişlerin tedavi edilmesi, ağız kokusunun önlenmesinde etkili bir çözümdür.
- Dilin Temizlenmesi: Dilin üzerinde biriken bakteriler de ağız kokusunun bir diğer kaynağıdır. Diş hekiminiz, dil temizliği yaparak kötü kokuları azaltabilir.
- Ağız Kuruluğu Tedavisi (Xerostomia): Ağız kuruluğu, kötü kokuya neden olabilir çünkü tükürük, ağızdaki bakterileri temizlemeye yardımcı olur. Ağız kuruluğuna neden olan faktörler tespit edilerek tedavi edilir.
- Düzenli Ağız Bakım Rehberi: Diş hekiminiz, ağız hijyeninizi nasıl iyileştirebileceğiniz konusunda rehberlik eder. Günde en az iki kez dişlerinizi fırçalamak, diş ipi kullanmak ve ağız gargarası kullanmak gibi önerilerde bulunur.
- Ağız Kokusu İçin Özel Tedavi Planları: Eğer ağız kokusu, sistemik bir hastalıktan kaynaklanıyorsa, diş hekiminiz sizi bir uzmana yönlendirebilir. Örneğin, diyabet, mide problemleri veya sinüs enfeksiyonları gibi durumlar ağız kokusuna yol açabilir.
Evde Alınabilecek Önlemler:
- Diş fırçalama: Dişlerinizi günde en az iki kez fırçalayın.
- Diş ipi kullanımı: Dişler arasında biriken yiyecek artıkları ve bakterileri temizlemek için günde bir kez diş ipi kullanın.
- Ağız gargarası: Antibakteriyel gargara ile ağızda kalan bakterileri öldürebilirsiniz.
- Bol su içmek: Ağız kuruluğunu önlemek ve ağız sağlığını korumak için su içmeye özen gösterin.
Ağız kokusu tedavisi, temel nedenlerin doğru şekilde belirlenmesiyle başarılı olur. Diş hekiminizle düzenli kontroller yaparak, ağız kokusuna neden olabilecek sorunları tespit edebilir ve tedavi edebilirsiniz. Sağlıklı dişler ve ağız hijyenine dikkat ederek, ferah bir nefese kavuşabilirsiniz.
